Oyun Terapisi Nedir? Çocuğun Kendini Oyunla İfade Etmesi
Kısa cevap
Oyun terapisi, çocuğun duygularını, ihtiyaçlarını ve yaşantılarını sözcükler yerine oyun aracılığıyla ifade edebildiği bir psikoterapi yaklaşımıdır. Yetişkinler zorlandıkları konuları konuşarak anlatırken, çocuklar çoğu zaman aynı şeyi oyuncaklarla, çizimle ya da oyunun içinde kurdukları hikâyelerle anlatır.
Bu yazıda oyun terapisinin nasıl işlediğini, çalışmalarımda yararlandığım Yönlendirmesiz Oyun Terapisi yaklaşımını ve ebeveynlerin bu süreçteki yerini anlatmaya çalışacağım.
Çocuklar neden oyunla anlatır?
Küçük çocukların duygularını adlandırma ve sözcüklerle açıklama becerileri henüz gelişmektedir. Bir çocuk “Kardeşim doğduğundan beri kendimi dışlanmış hissediyorum” diyemeyebilir; ama oyunda bebek bebeğini sürekli yatağa yatırıp odadan çıkarabilir ya da bir oyuncak hayvanı diğerlerinden uzağa koyabilir.
Oyun, çocuğun kendi gelişimsel düzeyine uygun bir dildir. Bu dilde çocuk; korkularını, öfkesini, merakını ve baş etmeye çalıştığı durumları güvenli bir mesafeden deneyimleyebilir. Oyun terapisi de bu dili ciddiye alan ve onu anlamaya çalışan bir çalışma alanı sunar.
Yönlendirmesiz Oyun Terapisi nasıl işler?
Yönlendirmesiz Oyun Terapisi, kökleri Carl Rogers’ın danışan merkezli yaklaşımına dayanan ve Virginia Axline tarafından çocuklarla çalışmaya uyarlanan bir yaklaşımdır (Rogers, 1951; Axline, 1947). Bu yaklaşımda oyunu çocuk yönlendirir; ne oynayacağına, hangi oyuncağı seçeceğine ve oyunun nasıl ilerleyeceğine kendisi karar verir.
Seanslar, çocuğun kendini ifade edebileceği özenle seçilmiş oyuncakların bulunduğu bir oyun odasında yapılır. Terapistin rolü çocuğa ne yapması gerektiğini söylemek değil; çocuğun oyununa dikkatle eşlik etmek, duygularını fark edip adlandırmasına yardımcı olmak ve kabul edici bir ilişki kurmaktır (Landreth, 2012).
Bu süreçte bazı sınırlar da vardır. Örneğin çocuğun kendine, terapiste ya da odaya zarar vermesine izin verilmez. Bu sınırlar cezalandırıcı biçimde değil, çocuğun güvende hissetmesini sağlayacak şekilde konulur. Çocuk zamanla bu güvenli ilişki içinde duygularını tanımayı, ifade etmeyi ve düzenlemeyi deneyimleyebilir.
Oyun terapisi hangi durumlarda düşünülebilir?
Oyun terapisi; çocuğun duygusal ya da davranışsal güçlükler yaşadığı, yaşamında zorlayıcı bir değişiklikle karşılaştığı veya yaşadıklarını anlamlandırmakta zorlandığı durumlarda düşünülebilir. Ebeveynler çoğu zaman uyku, yeme, okula ya da ayrılığa uyum, öfke patlamaları veya içe kapanma gibi değişiklikleri fark ederek başvurur.
Oyun terapisinin etkililiğini inceleyen bir meta-analiz, çocuk merkezli yaklaşımlar dahil oyun terapisinin olumlu sonuçlarla ilişkili olduğunu ve ebeveynlerin sürece katılımının bu etkiyi güçlendirebildiğini bildiriyor (Bratton vd., 2005).
Hangi durumlarda başvurulabileceğine ve çalışmanın kimlerle yürütüldüğüne ilişkin ayrıntılı bilgiyi Çocuklarla Psikoterapi sayfasında bulabilirsiniz.
Ebeveynler sürecin neresinde?
Oyun terapisinde seanslar çocukla yapılır, ancak ebeveynler sürecin önemli bir parçasıdır. Çocuğun yaşı ve ihtiyaçlarına göre ebeveynlerle düzenli görüşmeler planlanabilir.
Bu görüşmeler, çocuğun oyun odasında yaptıklarını tek tek aktarmak için yapılmaz. Çocuğun seans içeriğinin korunması, terapötik ilişkinin güvenli kalması açısından önemlidir. Ebeveyn görüşmelerinin amacı; çocuğun ihtiyaçlarını birlikte düşünmek, evde ve okulda gözlenen değişiklikleri değerlendirmek ve ebeveynlerin çocuklarını günlük yaşamda nasıl destekleyebileceğini konuşmaktır.
Oyun terapisi ne kadar sürer?
Oyun terapisinin herkes için önceden belirlenmiş bir süresi yoktur. Seanslar genellikle haftada bir yapılır; çalışmanın süresi çocuğun başvuru nedenine, yaşına ve süreç içinde ortaya çıkan ihtiyaçlara göre değişir. Seans süresi, sıklığı ve gizlilik gibi pratik konuları Psikoterapi Süreci sayfasında ayrıntılı olarak anlattım.
Çocuğumu ilk seansa nasıl hazırlayabilirim?
İlk görüşmeye gelmeden önce çocuğunuza nereye gideceğini sade ve dürüst bir dille anlatmanız yeterlidir. Bazı öneriler:
- Gideceğiniz yeri “oyun oynayabileceğin ve istersen duygularını konuşabileceğin bir yer” gibi basit bir cümleyle anlatabilirsiniz.
- Terapiyi bir ceza ya da “yaramazlık yaptığın için” gidilen bir yer gibi sunmamaya özen gösterin.
- Çocuğunuzun sorularını geçiştirmeden, bildiğiniz kadarıyla yanıtlayın.
- Gelmesi için ödül vaat etmek yerine, onun için yeni bir deneyim olduğunu kabul eden bir tutum daha destekleyici olur.
Ne zaman destek almak gerekir?
Her zorlanma bir sorun olduğu anlamına gelmez; çocuklar gelişim süreçlerinde zaman zaman zorlanırlar. Ancak bir güçlük uzun süredir devam ediyorsa, çocuğun günlük yaşamını, ilişkilerini ya da okul hayatını belirgin biçimde etkiliyorsa veya ebeveyn olarak ne yapacağınızı bilemediğinizi hissediyorsanız bir uzmana danışmak yararlı olabilir.
İlk görüşmeler, çocuğunuzun ve ailenizin ihtiyaçlarını birlikte anlamaya yönelik bir değerlendirme sürecidir. Bilgi almak veya görüşme planlamak için Randevu & İletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.
Kaynaklar
- Axline, V. M. (1947). Play therapy. Houghton Mifflin.
- Bratton, S. C., Ray, D., Rhine, T., & Jones, L. (2005). The efficacy of play therapy with children: A meta-analytic review of treatment outcomes. Professional Psychology: Research and Practice, 36(4), 376–390. doi.org/10.1037/0735-7028.36.4.376
- Landreth, G. L. (2012). Play therapy: The art of the relationship (3rd ed.). Routledge.
- Rogers, C. R. (1951). Client-centered therapy: Its current practice, implications, and theory. Houghton Mifflin.